|
Antik
Kentler
Akropolis: Akropol son derece dik bir tepe üzerinde kurulmuştur.
Yaklaşık 300 m. yükseklikteki bu tepeye kıvrılarak
tırmanan bir yoldan çıkılır. Akropol denilen şehir yerleşiminde
dini, resmi, sosyal ve ticari binalar iç içe kendine özgü bir plan
çerçevesi içinde yerleşmiştir. İlk çağlardan bu yana iskan yeri olan
tepenin üstünde Bergama Kral Sarayları yer alır. Beş adet sarnıç ile
cephanelik de bu tepe üzerine yerleşmiştir. Binaların alt bölgesinde
Athena Tapınağı vardır. Ayrıca Kütüphane ve Trajan tapınağı da
bulunmaktadır. Bunlarında altındaki terasta Zeus sunağı özenle
yerleştirilmiştir. Dünyadaki en dik tiyatrolardan birisi de burada
yer almaktadır.. En alt kesimde ise Gymnasion ve Demeter Tapınağı
bulunur.
Athena Tapınağı: Tiyatronun üstündeki terasta inşa edilmiş
olan Athena Tapınağı 6x10 m. sütunlu Dor düzeninde bir yapıdır.
Tapınağın temellerinden yalnız bazı parçalar kalmış olmakla birlikte
batı kanat kısmen 1.20 m. yüksekliğe değin korunmuştur. Tapınağın
sütun ve arşitrav parçaları halen Berlin Müzesindedir. Kentin en
önemli tapınağının Tanrıça Athena' ya ait olması, İzmir, Milet,
Eriythrai, Foça ve Assos'ta da görüldüğü gibi Batı Anadolu'nun
yerleşmiş bir geleneğidir.
Kütüphane: Athena kutsal alanının kuzeyinde bitişik yapı ünlü
Bergama kütüphanesinin kalıntılarıdır. Eskiden galerinin üst
katından girilen kütüphane, II. Eumenes devrine ait olup 13.53X
15.35 m boyutlarında büyük bir okuma odasına sahiptir. Tahta
raflarla donatılmış kütüphanede 3.50 m. yüksekliğinde Athena heykeli
vardı. Bu heykel şu anda Berlin Müzesindedir. II. Eumenes döneminde
zenginleşen kütüphanenin en büyük rakibi İskenderiye Kütüphanesiydi.
Saraylar: Athena tapınağını çeviren stoalar ve kütüphanenin
hemen doğusunda Bergama krallarının saraylarına ait kalıntılar yer
almaktadır. Bunlar ortasında avluları bulunan peristyl tipinde iki
büyük evdir. Kuzeydeki küçük evin Attolos daha büyük olanın da
Eumenes döneminde yapılmış oldukları kabul edilmektedir. Saraylarda
bulunan mozaik parçaları şimdi Berlin Müzesinde saklanmaktadır.
Arsenaller: Askeri malzeme deposu olarak bilinen Arsenaller
akropolün kuzey ucunda Sarayların ve Trajaneun'un ötesinde 10 m.
kadar aşağı düzeyde bulunmaktaydı. Bunlar birbirine paralel 5 uzun
yapıdır.
Trajaneum: Tanrılaştırılan Roma İmparatoru Trajan için
yapılmış olan akropolün en yüksek terasıdır. Daha önce
burada bir Helenistik dönem yapısının bulunduğu şüphesizdir. Üç
tarafı stoalarla çevrili olan tapınak 68x58 m. büyüklüğünde bir
teras üzerinde yükselmektedir. Tapınağın içinde Trajan ve Hadrian'ın
kolosal mermer heykellerinin başları bulunmuştur. Söz konusu eserler
Berlin Müzesindedir.
Tiyatro:Bergama Tiyatrosu dik bir yamaç üzerine kurulmuş olup,
Helenistik dönemin en güzel mimari eserlerindendir. Batı Anadolu'nun
en dik tiyatrosu olan yapı 10.000 kişiliktir. Sahne kısmı Helenistik
dönemde ahşap idi. Yalnızca oyun günleri kuruluyor sonra yeniden
kaldırılıyordu.
Dionysos Tapınağı: Bergamalılar bu göz alıcı tapınağı özel
bir düşünce ile 250 m.lik tiyatro terasının kuzeyinde bütün gezi
yerine egemen olacak şekilde inşa etmişlerdi. Sunağı ile birlikte
çok iyi korunmuş olan tapınak zengin profilli, bir podyum üzerinde
yükselen İon düzeninde bir prostylosdur. Uzun bir yolun bitiş
noktasında yer alışı ve bütün gözleri üzerinde toplayan bir anıt
oluşu ile bu eser, Roma sanat anlayışı ile birlikte Avrupa Barok
mimarisini de etkilemiştir. Helenistik dönem ve Roma çağına ait
orijinal parçalar Berlin Müzesinde saklanmaktadır.
Zeus Sunağı: Athena Tapınağı alt terasında 25 m. kadar
aşağısında bulunuyordu. Bu yer yaklaşık 69x77 m. büyüklüğündeydi ve
büyük sunak tam ortasında yükseliyordu. Büyük bir olasılıkla sunağın
dört bir yanı açıktı ve anıt her yerden rahatlıkla görülüyordu.
Akropolde yalnız temelleri görülebilen sunağın tüm mimari parçaları
ve kabartmaları bugün Berlin Müzesinde eskisine yakın bir şekilde
tamamlanarak sergilenmektedir.
Agora: Zeus Sunağının güneyinde yukarı Agora yer alır.
Helenistik döneme aittir. Tüccarların tanrısı Hermes'e ait Agora Dor
üslubunda yapılmıştır. Meydanın batı kenarında Demeter tapınağının
temelleri görülmektedir.
Gymnasionlar: Bergama kentinin üst üste üç ayrı terasta yer
alan görkemli Gymnasionu vardı. Ele geçen yazıtlardan alttaki
terasların çocuklara, ortadaki terasın delikanlılara üstteki terasın
büyüklere ait olduğu anlaşılmıştır.
Asklepion: Sağlık ve hekimlik tanrısı olarak bilinen
Asklepios, Apollonun oğullarından biridir. Asklepios'un yeri
anlamına gelen Aesklepion ilk çağlarda Bergama'da önemli sağlık
merkezidir. Sütunlu bir caddeden sonra Asklepiona gelinir. Buradaki
tedavi şekilleri arasında şifalı su, çamur kürü, spor, tiyatro,
psikoterapi yer almaktadır. Girişte solda bulunan yapı Asklepios
tapınağıdır. Sağlık tanrısı adına M.S. 150 yıllarında bağışlarla
yapılan tapınak bir kubbe ile
örtülü ve duvarları 3 m. kalınlığındadır. Burada su sesi ve
telkinlerden faydalanarak hastaların iyileşmesi sağlanırdı.
Serapis Tapınağı: Eski Bergama'nın en büyük yapısı, halkın
kızıl avlu olarak adlandırdığı kırmızı tuğla ile inşa edilmiş olan
ve Mısır tanrılarına adanmış olan tapınaktır Bu tapınak bugün
Bergama kentinin içinde kalmıştır.
Camiler
Ulu Cami: Bergama Çayının sol sahilinde ve Tekke Boğazına
giden yolun başındadır.
Şadırvan Cami: Selçuk minaresinin yanında ve kendi adıyla
anılan bölgededir. Kapı üzerindeki mermer yazıtta H. 957 (M. 1550)
yılında, Osman oğlu Hacı Hasan tarafından yaptırıldığı
anlaşılmaktadır. Avluda bulunan şadırvanın Bergama voyvodası
Abdullah Ağa tarafından, 1240 (1824) tarihinde yaptırıldığı
anlaşılmaktadır.
Selçuk Minaresi: Şadırvan Camii yanındadır. ''Arap Camisi''
diye anılan yapıt yıkılmış ve günümüze yalnız minaresi kalmıştır.
Buraya "Güdük Minare", "Çinili Minare" adları da verilmiştir. Yapı
biçimi ve süsleme Selçuklu yapıtı olduğunu kanıtlamaktadır.
Bergama'da yer alan diğer camiler arasında, Kurşunlu Cami, pazar
yerinde bulunan Hacı Hekim Cami, Asklepion yolu üzerinde Laleli
Cami, Yeni Camii ve Emir Sultan Minaresi sayılabilir.
Hanlar
Çukur Han: Saraçlar arastası ile Ekin loncasının Şeftali Sokağı
arasındadır. İnşa tarzına göre, Hanın XIV-XV. yüzyıllarında
yapıldığı tahmin edilmektedir.
Taş Han: Rüştiye Mektebi caddesinde ve Küplühamam yanındadır.
Kapısı üstünde bulunan kitabesine göre, bu kervansaray. Sultan
Mehmet'in oğlu Sultan Murat zamanında, Hatip Mahmut'un oğlu
Hibeytullah tarafından 835 (1432) tarihinde yaptırılmıştır.
Kitabenin bulunduğu açıklık, yontulu taşla işlenmiş ve bunun altına
klasik (9 taşlı) basık Türk kemeri ve mermer söveler
yerleştirilmiştir.
Yaylalar
Bergama'ya 20 Km. uzaklıkta olan Kozak Yaylasına Bergama-Ayvalık
bağlantılı yol güzergahından gidilebilir.
Kaplıcalar
Mahmudiye Ilıcası: Suları 26ºC sıcaklıkta bulunan ılıcada
radyoaktivite oranı yüksektir. Sodyum açısından zengin olan ılıcada
kalsiyum yoktur.
Paşa Ilıcası: Bergama'nın 15 km. kuzeyindeki Paşa Köyündedir.
Ilıcanın sıcaklık ve madensel tuzları yönünden fakir olan suları
banyo olarak kullanılır.
Geyiklidağ Ilıcası:Bergama ile Kozak Bucak merkezinin
arasında yer alan ılıca etrafında konaklama tesisi bulunmamaktadır.
Güzellik Ilıcası: Bergama'ya 4 km. uzaklıkta bulunan Güzellik
Ilıcası, kubbeli ve iki mermer havuzlu bir kaplıcaya sahiptir.
Bergama Kralı Eumenes döneminde kurulduğu belirtilen kaplıca ''Eskülap
Banyoları'' adı ile yüzyıllarca ününü sürdürmüştür. Bugün ağaçlık
bir alanda bulunan kaplıca bitişiğinde Bergama Belediyesine ait bir
otel ve bungalovlar bulunmaktadır. Kaplıca su sıcaklığı 35ºC
dolayındadır. Sodyum bikarbonat ve sülfat bulunan kaplıca suyunun
romatizma, nefralji kalp hastalıkları için iyi gelmektedir. Tarihte
Kleopatra'nın da Bergama'yı ziyaretinde bu kaplıcada yıkanarak
güzelleştiği rivayet edilir. Kaplıca suyunda 1,5 eman değerinde
oldukça yüksek radyoaktivite bulunmaktadır.
Dereköy Ilıcası:Bergama'nın batısında Altınova (Ayazment)
bucağının 15 km doğusunda bulunan ılıcada bir hamam bulunmakta ve
suları ağrılı hastalara iyi gelmektedir.
Haydar Ilıcası:Bergama'nın kuzeyinde Kozak bucağına bağlı
Ilıca Köyündedir. Roma döneminden kalma bir hamam kalıntısından
başka yapı bulunmamaktadır. Ilıcanın sıcak ve kükürtlü sularının
hareket sisteminin ağrılı
hastalıklarında ve deri hastalıklarında yararlıdır.
Bergama Evleri
Kalın dış duvarları, iç sofalı planları, yığma yapı gereklerine
bağlı pencere boyutları ve doluluk boşluk oranları ile Bergama
evleri ısı kontrolü açısından belli bir üstünlüğe sahiptir.
Geleneksel Türk evi üst katlardaki çıkmalarla dışa açılma
olanağından yoksun, alt ve üst katları hemen hemen aynı
büyüklüktedir. Az sayıdaki evde Sakız üslubuna özgü ahşap bir cumba
veya balkon şeklinde çıkmalarla bu özellik biraz değişebilir.
|